BLOODY SPELL

En son güncellendiği tarih: 1 Ağu 2019


Bloody spell,çinli bir oyun firması tarafından erken erişim olarak piyasa sürülen bir rogue like rgp-aksiyon oyunu.Oyunun ilk bakışta göze çarpan özelliği ise dark souls'a olan benzerliği oluyor. Soulsborne oyunlarındaki temel mantığı kullanarak,kendinden de bir şeyler katmış olan bloody spell oyuncuların beğenisine sunulmuş durumda.Ancak aynı Bright memory'de olduğu gibi erken erişimde olduğundan dolayı,Bloody spell henüz bitmemiş bir oyun ve oynanış süresi oldukça kısa.Bu nedenle değerlendirmemizi yaparken daha çok oynanış mekanikleri üzerine yoğunlaşacağız.

Bloody spell,oynanış açısından soulborne oyunlarının mekaniklerini temel almış durumda.Aynı souls oyunlarındaki gibi karakterimizi geliştirmek için veya ekipman alabilmek için kullandığımız tek bir birim mevcut.Bu birimi karşılaştığımız düşmanları öldürerek ya da birtakım çevre etkileşimlerinden elde ediyoruz.Oyunda temel olarak bulunan 5 farklı silah bulunuyor.Her bir silahın kullanım şekli farklı ve hangi tarz silahı kullanırsanız,o silahı geliştirmek için gerekli olan puanları biriktiriyorsunuz.Herhangi bir silahta uzmanlaşmak ve o silahı geliştirmek istiyorsanız,o silahı kullanmanız gerekiyor.Peki bu silahı geliştirme işinden kasıt ne?Kombolar. Siz silahları kullandıkça silahların kombolarını açabiliyorsunuz.Oynanış olarak soulborne oyunlarından en çok ayrıldığı kısımda burası oluyor aslında.Oyun belli bir noktadan sonra biraz hack and slash hissiyatı veriyor,ancak ana temellerinden kopmuş gibi de hissettirmiyor.Bu hissiyatın bir diğer sebebi de stamına barının olmayışı.Oyunda hareketlerinizi kısıtlayıcı bir durum söz konusu değil.İsterseniz sonsuza kadar hoplayıp zıplayabiliyorsunuz ya da düşmanlarınıza sınırsız darbeler indirebiliyorsunuz.Ancak bölüm tasarımları ve düşmanların içi boş,öldürülmeyi bekleyen av olmalarındansa, acımasız ve en ufak hatanızda ağzınıza edecekleri gerçeği oyunun dengesinin iyi ayarlanmasını sağlıyor.Hatta kişisel olarak oyunu zorluk seviyesi olarak dark souls serisinden daha dengeli bulduğumu söyleyebilirim.Oynarken daha özgür hissettiriyor ve öldüğünüz de daha sinir bozucu oluyor diyebilirim.Mekaniksel olarak çıkartılan bazı durumlar ve rpg öğelerinin yoğunluğu düşünülürse oyun daha çok sekiro'yu andırıyor diyebilirim.Oynanış çeşitliliğini değiştiren bir diğer faktör ise yetenekler.Pasif ve aktif yeteneklerinizi yine kazanmış olduğunuz o tek birim ile açıyorsunuz ve daha sonra geliştiriyorsunuz.

Benim beklentimin üzerine çıkan ve oyun ile ilgili en çok heycanlanmama sebep olan oyun mekaniği öldüğünüzde gerçekleşiyor.Oyunda doğal olarak ölüyorsunuz ve yeniden doğuyorsunuz.Oyunda herhangi bir spawn noktası veya bonfire tarzı bir şey olmadığı için nerede ölürseniz ölün bölüm başında doğuyorsunuz.Şimdi bu normal de çok sıkıcı bir mekanik,o kadar ilerledim boss'da bir kere öldüm diye niye en baştan başlayayım.Bir çoğumuz için soulsborne oyunlarını çekilmez yapan hatta oyundan uzak durmamıza sebep olan yegane unsur.Aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak.Ancak Bloody spell'de durum farklı.Bölüm içerisinde ölürseniz en başa dönüyorsunuz evet, ama bir iki dakika sonra fark edeceğiniz şey bir öncekinden farklı düşmanlar ve farklı bir bölüm dizaynı oluyor.Sizi sanki kocaman bir haritanın ilk başta bir noktasından başlatıp,daha sonra öldüğünüzde farklı bir noktadan başlatıyormuş gibi hissettiriyor.İlk kez oynadığınızda karşınızda gördüğünüz kocaman bir koridorun yerine bir mağara girişiyle karşılaştığınız da oyunun tekrar başlamak ile ilgili sıkıcılığı kayboluyor.Bununla beraber düşmanlarda kısmen değişiyor ama daha şaşırtıcı olan nokta boss'larda yaşanıyor.İlk oynadığımda boss'a kadar ölmeden gelmeyi başardım ve ilk kez boss'ta öldüm.Farklı bir bölüm tasarımı içinden kısmen aynı şeyleri yaparak tekrar boss'a geldiğimde boss'un değiştini fark ettim.Daha sonra tekrar ölüp aynı boss'a gittiğimde,ikinci gidişimde gördüğüm boss'u gördüm ancak bu kez de ilk seferinden farklı pattern'da hareketleri ve skilleri vardı.Bana soracak olursanız bu çok başarılı bir oynanış mekaniği.Oyunun sıkıcılığını kırmayı bırakın,oyunu o kadar canlı tutuyor ki,''ulan acaba ölseydim farklı ne gelirdi neler değişirdi, ölsem bide öyle mi oynasam'' demekten alamıyor insan kendini.Tabi oyun hali hazırda erken erişimde olduğu için 3 saatlik bir oynanış süresi var ve defalarca öldüğünüzde, aynı bölüm tasarımlarını ve boss'ları görüyorsunuz mutlaka. Ancak yine de geliştirme aşamasındaki bir oyunun, 15-20 saatlik bir oynanışla yapabileceklerini göstermiş olduğu bu demo sayılabilecek oyunda,çok zevkli ve başarılı bir iş çıkarılmış doğrusu.

Grafikler açısından da oyun gayet başarılı görünüyor.Kaplama detayları ve ışıklandırmalar özellikle karakterinizin üzerindeki kıyafetlerde göz alıcı duruyor.Yani benim demek o ki,Bloody spell gerçekten oynanış açısından güzel şeyler vaat eden,potansiyeli çok yüksek bir oyun.Yapımcı firma bu çizgisini koruyarak 15-20 saatlik minimum oyun süresi çıkarabilirse,birçok oyuncunun ayıla bayıla oynayacağı bir oyun olabileceğini düşünüyorum.Oyunu fiyatı steamde 32 lira ancak şu haliyle yalnızca destek olmak isterseniz verilebilecek bir fiyat bu.Onun dışında 3 saatlik bir oynanış için indirimleri takip ederek 15 lira civarını kollamanızı tavsiye ederim.Bu arada hikayeyle ilgili bir şey anlatmadım çünkü ortada bir hikaye yok.Tam oluşturulmamış ve eksik bir senaryo var.Şimdilik yalnızca uzak doğu temalı bir lore'un temelleri atılmış gibi duruyor.


OYNANIŞ :90/100

GRAFİKLER :85/100 ORTALAMA PUAN :85

METACRİTİC PUAN :TBD


NOT:oynanış süresi çok kısa tutulduğu için şu haliyle biraz ortalamadan puan kırdım.