DEMON'S SOULS


Demon's souls,Fromsoftware tarafından 2009 yılının şubat ayında, batı tarzı rpg türünü kendisine benimseyerek Ps3'e özel bir şekilde piyasaya çıkartıldı.

O dönemde çıktığında ilk bakışta orta çağ temalı klasik üçüncül kişi kamera açısı kullanılmış bir rpg ürünü olarak gözüken demon's souls,oyun dünyasına ilerleyen süreçte yepyeni bir tür olacak olan, souls-like oyun türünü kazandıracak serinin mihenk taşı olduğundan habersiz,büyük kitlelere ulaşamamasına rağmen belirli bir kesim tarafından oynanmış ve ilk souls-like severler tarafından tecrübe edilmişti.Her ne kadar serinin devamı henüz gelmemiş ve türün popülerliğe kavuşmasını sağlayan akım dark souls oyunları üzerinden ilerlemiş olsa da,tekrar oynanabilirliğinin yüksek ve oyun süresinin de uzun olmasından kaynaklı olarak,demon's souls'un tadına bakanlar oyunu defalarca bitirdi ve oyunu sevip,sahip çıktı.Dark souls çıkışını yapmadan önce,belki de ilk duyurulduğundaki hype'ı ve oyuncuların dark souls'a olan ilgisinin yegane kaynağı olan demon's souls'a oynanışı,hikayesi ve grafiksel yönlerini ile ele alarak mercek tutacağız.

Hikaye kısmından başlamak gerekirse,hikayeden önce bahsedilmesi gereken şeyin hikayenin sunum tarzı olduğunu söyleyebilirim demon's souls için.Oyunun başında,oyuncuya genel hatları ile ne amaçla ve neden orada olduğunuz hakkında bilgi veriliyor.Oyun tam anlamıyla başladıktan sonra ise hikaye anlamında inanılmaz ketum bir tutum sergiliyor oyunumuz.Aslında bakacak olursanız genel olarak size neyi nasıl yapacağınız hakkında bir şey söylemiyor diyebilirim demon's souls.Hikaye anlatımındaki ketum tavrının oyunun oynanış kısmına da yansıtıldığını belirtmem gerek.Oyuna kafanızda birçok soru işareti ile başladıktan sonra ilerledikçe fark edeceğiniz şey,hikayenin orda burda gizlenmiş bir şekilde saklı olarak durduğu oluyor.Etliye sütlüye karışmadan,sadece oynanışa odaklanarak ilerler iseniz,ki bu oldukça mümkün çünkü asıl olay oynanıştır soul-like denildiğinde,hikaye anlamında çok sığ bir deneyim yaşayarak bitirmiş olursunuz oyunu ve hiçbir şey anlamazsınız etrafınızda dönen olaylardan.Oyun boyunca bildiğiniz şey yalnızca, ''ben cesur bir şovalyeyim ve yaratıkların hepsini kesmeliyim,çünkü onlar yaratık ve kötü varlıklar.Baş yaratığı da kesince oyun biter ve kazanırım şeklinde olur.''Ancak tercihen itemlere,npc'lere ve mekanlara gizlenmiş olan hikaye ile uğraşırsanız,didikleyip,durup düşünerek,bir önceki seferde bu adam ne demişti,bu boss'dan aldığım eşyanın açıklamasında ne yazıyor gibi çoğu yan materyallerde gizlenmiş olan hikayeyi deşerseniz...İşte ozaman vay canına dedirtecek düzeyde derin ve ayrıntılı hikayesi ile karşılaşırsınız demon's souls'un.Emin olun belkide yalnızca bir boss ya da herhangi bir mekan için başlı başına kitaplar yazılabilecek derinlikteki bu hikaye kısmını,burada kısa tutmak adına özetle;gayet yerinde,merak uyandırıcı ve sürükleyici senaryosu ile uçsuz bucaksız arkaplanlara sahip olan karakterleri olduğunu söyleyebilirim demon's souls'un.Fakat,ortada bana kalırsa yapılması gereken en büyük eleştiri,hikayenin sunum şekli.Çünkü hikayeyi gizlemek ve ne kadarını bilmek istediğini oyuncuya bırakmış olmak,evet kesinlikle bir tercihtir,evet kesinlikle yanlış ya da yapılmaması gereken bir yöntem değildir,ancak bu kadar kopuk bir şekilde anlatıldığında bu denli opsiyonel bırakılmış olması hikayenin peşinden koşmak isteyen kişi için bile,takip etmesi güç bir senaryo ortaya çıkarmış durumda.Oyunda ilerlerken en azından hikayenin peşinden koşmak isteyen oyuncuları bir şekilde yönlendiriyor olsa,o zaman dört dörtlük olduğunu söyleyebilirdim,ancak bu kadarı bana biraz zaman kaybı gibi geldi.Zaten kopuk olan senaryoyu unutmanıza ve hikayenin karışmasına sebep olan bir unsur olmuş bu durum.Bunun dışından oldukça sağlam bir hikaye var elimizde diyebilirim.


Evet,gelelim oynanış kısmına.Birçok oyuncu için asıl önemli olan kısma.Öncelikle demon's soul özünde rpg'nin bir alt dalı olan rogue-like türünde bir oyun olduğundan dolayı,oyunda her öldüğünüzde son kayıt noktasından tekrar başlıyorsunuz.Bu sırada da haritadaki tüm düşmanlar tekrar canlanıp birebir aynı yerlerinde sizi bekliyor.Normalde eski 2D oyunlarda veya jeton atarak salonlarda oynanan arcade oyunlarda ve daha çok oyun süresini uzatmak amacıyla, eski oyunlarda görmeye alışkın olduğumuz bu oyun mantığı,demon's souls'da hikayeye başarılı bir şekilde yedirilmiş durumda, ve zor olması ya da oyun süresinin uzatılması için yapılmış bir mekanik değil kesinlikle.Ancak oyunun bu mantığı ve düşmanların inanılmaz acımasız olması oyunu diğer tüm oyunlardan ayırt ettirecek düzeyde zorlaştırmakta.Seçtiğiniz sınıfın özelliklerini göz önünde bulundurarak yavaş yavaş geliştirmeniz gereken karakteriniz,bu gelişimi sağlayacak olan yegane ve tek birimi düşmanlardan elde edebiliyor.Oyundaki soul'lar ile stat'larınızı geliştiriyorsunuz,itemlerinizi güçlendiriyorsunuz.Soul'lar oyunda sahip olmanız gereken tek şey.Ancak üzerinizde soul'lar ile gezerken herhangi bir yerde ölürseniz işte o zaman hepsini kaybediyorsunuz.Son kayıt noktası olan arcstone'dan tekrar başlayarak,öldüğünüz yerdeki soul'ları almanız gerekiyor.Eğer o kaybettiğiniz soul'ları alamadan ikinci defa ölürseniz,oyunda o zamana kadar kat etmiş olduğunuz ilerlemeye el vade diyorsunuz.-İşte meşhur souls-like türünü oluşturan yegane mekanik bu.-Oyundaki düşmanların sizi öldürmek için bekleyen, neredeyse hatasız npc'lerden oluşuyor olması oyunu ciddi anlamda zorlaştırıyor.İlerlemeyi sağlamanın tek yolu bir sonraki boss'u kesmekten geçiyor ve boss'ların zorluğu kadar,o boss'a giden yoldaki macerada genellikle uzun ve çok çetrefilli oluyor.Oyunda sayamayacağınız defa ölüp,belki sinir krizleri geçirip,öfke patlamaları yaşayacaksınız eğer ki bu oyunu oynamak istiyorsanız hazır olun.Ancak oynanıştaki zorluğun mantığı,her zorlukta bir kolaylık vardır üstüne kurulmuş durumda.Karşınızdaki düşmanın zayıflığını deneme yanılma ile ya da gözlem yeteneğiniz ile tespit ettikten sonra,ya da karşılaştığınız boss'un pattern'nını çözdükten sonra,tek yapmanız gereken şey sabretmek oluyor.Doğru zamanda doğru hamle kritik bir önem arz ediyor, çünkü oyunda herhangi bir hatanız da herhangi bir düşman tarafından öldürülmeniz hiçten bile değil.Karşınızda öldürülmeyi bekleyen boş npc'ler yok.Sizi öldürmek için oraya konulmuş olan oldukça akıllı ve yeteneklerinin son damlasına kadar sizi öldürmeye programlanmış zeki npc'ler var.Nerede soul kasmanız gerektiğini,ya da nerede itemlerinizi yükseltmenizi sağlayacak olan taşları bulmanız gerektiğini arayarak, araştırarak bulmanız gerekiyor.Çünkü dediğim gibi oyun elinizden tutmuyor,hikayede de oynanışta da.Biraz didiklediğinizde her şeyin olurunu bulmanız,uğraştırıcı olsa da göründüğü kadar zor olmuyor gerçekten.Oldukça gerçekçi olan savaş mekanikleri farklı sınıfların ve çeşitli itemlerin varlığı ile tekrar oynanabilirliği oldukça yüksek ve çok sağlam bir oynanış sunuyor bize.


Grafiksel anlamda bir değerlendirme yapmak gerekirse,dönemine göre ortalamanın bir tık üzerinde olan grafiklere sahip olduğunu belirtmek lazım.bir Ps3 exclusive'den daha fazlası beklenebilirdi belki ancak yine de gayet iyi olduğunu söyleyebilirim grafiklerin.Bahsedilmesi gereken şey ise animasyonların başarısı.Her item için ayrı animasyonlar,aynı kılıcı tek elle veya çift elle kullandığınızda farklı animasyonlar ile yapılan saldırılar,üzerinde düşünülmüş ve uğraşılmış bir oyun olduğunun kanıtı niteliğinde adeta.Çok ama çok başarılı bir yapım demon's souls.

Oyunu kimler almalı derseniz eğer,öncelikle zora gelememekten ziyade bu oyunun olayı tamamiyle sabredebilmek ile alakalı,baştan bunu söylemeliyim.Eğer sabırsız bir oyuncu iseniz çokta bulaşmanızı tavsiye etmem açıkçası çünkü durduk yere siniriniz bozulmuş bir şekilde oyunu bir daha dönmemek üzere terk edebilirsiniz.Ancak ''şu souls oyunlarını bir denemek istiyorum ne var bu oyunlarda herkesin ağzında ne kadar iyi olabilir ki sabredeceğim gittiği yere kadar'' diyorsanız ve daha önce dark souls oynamadı iseniz,türe girmek için iyi bir nokta olabilir gerçekten.Zamanınız ve sabrınız varsa,oynanış mantığını, hikayeyi de kovalayarak senaryosu ile harmanlayabilirseniz,kusursuza oldukça yakın bir deneyim yaşayacağınızdan şüpheniz olmasın.



OYNANIŞ:95

HİKAYE:85

GRAFİK:80


ORTALAMA PUAN:87

METACRITIC PUAN:89

3 görüntüleme