KUNAI


Kunai,turtleblaze tarafından geliştirilmiş olan aksiyon-macera türünün bir alt dalı olarak kabul edebileceğimiz metroidvania türündeki hızlı oynanış tarzı ile piyasaya ilk kez 2019 yılında çıktıktan sonra,şubat ayı itibari ile bilgisayar ve switch platformlarına çıkışını yapmış bağımsız bir yapım.Oyunumuzu değerlendirirken oyunu,oynanışı,hikayesi ve grafiklerini ele alarak değerlendireceğiz.Oyunun esas noktası olan oynanış kısmına geçmeden önce kısaca hikaye ve grafiklerden bahsederek başlayalım.

Kunai,fütüristik bir temada geçen,bambaşka bir evrende bilinmeyen bir zaman diliminde geçmekte olan olayları konu alıyor diyebiliriz sanırım.Oyunun hikayesi oldukça gizemli bir şekilde başladıktan sonra,siz oyun da ilerledikçe hikaye size diyaloglar içerisinden ve zaman zaman da ufak sinematikler ile aktarılıyor.Anlatılan hikayenin bana soracak olursanız özel bir tarafı yok ancak insanı düşünmeye iten ve neler olduğu konusunda merak duygunuzu sürekli dürten bir yapısı var.Hikayenin konusu ise bir direniş grubunun macerasını anlatıyor diyebilirim sanırım.Yönettiğimiz karakter, o evrende daha öncesinde birçoğunun denediği ancak başarısız olduğu şeyleri,sizin kontrolünüz sayesinde yaparak yaratılan evrende beklenen savaşçı ya da seçilmiş kişi tarzında bir kahraman diyebilirim.Ara ara sinematik tarzı daha doğrusu göze hoş gelen çizimlerin üstüne anlatılan olaylar ile desteklenen ancak çoğu zaman npc'ler aracılığı ile hikayeyi yavaş yavaş okuyarak aydınlattığınız kunai'de,hikaye kısmı beni hiç açmadı açıkçası.Kötü olduğunu düşündüğümden değil ancak anlatım tarzı oynanış tarafından uzun süreli bölündüğünde hikayeyi takip etmekte zorlandım ve çoğu zamanda neler olduğunu kaçırdım açıkçası.Hem hikayesini anlatma şekliyle hem de anlattıklarıyla benim için ortalamanın bir tık altında kalan bir hikayesi olduğunu söylemeliyim kunai'nin.


Gelelim grafik yapısına.Kunai'nin gerçekten oldukça güçlü olduğu bir kısım burası.Muhtemelen bütçeden dolayı tercih edilmek zorunda kalınmış olan iki boyutlu bir yapıdaki oyunu,grafiksel anlamda en iyi şekilde değerlendirmiş yapımcı ekip ve ortaya gerçekten göze hoş gelen ve başarılı bir iş çıkarmış diyebilirim.Kunai'de bulunan farklı haritalara girdiğinizdeki atmosfer değişimi ve çizimlerdeki başarı göze çarpan ilk şey oluyor ve işin içine gerçekten sanatsal bir boyut katıyor.Karakterinizin animasyonları,düşmanların grafiksel kalitesi ve atmosfer oyunun kesinlikle en güçlü olduğu tarafı.Oldukça başarılı ve güzel kurgulanmış olduğunu söyleyebilirim kunai'nin grafiksel anlamda.

Evet gelelim oynanış kısmına.Kunai her şeyden önce bir aksiyon-macera oyunu.Karakterimiz tobby,oyunun hemen başında edinmiş olduğu ve oyuna da ismini veren kunai'ler sayesinde oldukça hızlı bir şekilde haritalarda ilerleyebiliyor.Karşısına çıkan düşmanlarını da elindeki katana yardımı ile hallediyor. Düşmanlardan elde edilen birim ile sağlık yenileme hızını arttırma,düşmanları öldürdüğünde daha fazla miktarda sağlık yenilenmesi ve birtakım daha güçlü saldırı şekilleri tarzındaki iyileştirmeleri,oyundaki belli başlı alanlarda yapabiliyor.İşin metroidvania olmasını sağlayan şey ise,bir harita da bulduğunuz yeni bir eşyanın size bir diğer haritaya ilerlemenizi sağlıyor oluşu ile ya da aynı harita içerisinde farklı yerlere de gitmenize olanak sağlanması ile oluyor.Ancak bana soracak olursanız oyunun metroidvania tarafı o kadar da ağır basmıyor maalesef.Yeni bulduğunuz eşyalar ya da edindiğiniz iyileştirmeler oynanışı neredeyse hiç değiştirmiyor.Küçük farklılıklar oluyor elbette zaman zaman işin kompleksleşmesini sağladığı için oynanışa da yansıyor bu durum ve kısmen daha eğlenceli bir yapıya bürünüyor oyun ancak,yeterli değil .Bir metroidvania'dan daha çok, aksiyon-macera platforming oyunu oynuyormuş gibi hissettim desem yeridir.Düşman çeşitliliği ve sayısı da bana oldukça az geldi.Sadece konulmuş olsun diye konulduklarını hissettim, çünkü zerre zorlamıyor düşmanlar sizi.Saldırı iyileştirmelerini neredeyse hiç yapmasanız olur yani o derece,gerek duymuyorsunuz çünkü.Boss'larda birbirinden farklı ancak hepsi belirli patternlardan oluşan ve o patternı çözmeniz gereken birer puzzle'dan ibaret.Yani oyunda zorlanmıyorsunuz bu anlamda.Sizi zorlayacak şey daha çok nereye nasıl gideceğinizi bulmaya çalışmak oluyor ki bu öyle ahım şahım bir şey değil oyunda açıkçası.Oyunda en bariz şekilde gıcık olduğum şey ise hızlı seyahat yani fast-travel olmaması oldu.bilmem neredeki haritaya geçmek için lazım olan eşyayı bilmem neredeki haritanın diğer ucundan aldıktan sonra bir şekilde kısa yol açılmasını veya fas-travel özelliğinin olmasını bekliyorsunuz.Oyunun rahat toplam oynanış süresinin üçte biri gittiğiniz yolları amaçsızca geri dönmeye çalışmakla geçiyor.



Toparlayacak olursak,özetle grafik kalitesiyle sanatsal ve göze hoş gelen,merak uyandırıcı ancak o kadar da bir olayı olmayan hikayesi ve maalesef keyif verdiği dakikalardansa sıkıcılığı oynanış kısmında bir adım önde olan bir oyun kunai.Metroidvania olarak kesinlikle tavsiye edemem bu oyunu ancak dövüş mekanikleri içeren bir platforming olarak gideri olabilir,eğer ki türün meraklısı iseniz.Oyunu edinmek isterseniz eğer 27 liralık bir ücreti var steamde ancak bana soracak olursanız,eğer ki, ne yapıp edip oynamalıyım ben bu oyunu seviyesinde değilse hevesiniz,20 liranın altına düşmesini bekleyin ve indirim döneminde fiyatını bir kez daha kontrol edin derim.


OYNANIŞ:60

HİKAYE:65

GRAFİK:80


ORTALAMA PUAN:68

METACRITIC PUAN:83